Bu bahçe bir hafta sonra yok olacak. Bu bahçe “yol” olacak. 45-50 senelik akasyalar, palmiyeler, ıhlamurlar kesilecek… Öyle istiyorlar. Yandaki arsanın sahibinin yeşillik görmeye tahammülü yok diye belediyemiz çaresiz, yol geçirecek. O vatandaşın arzusuna o kadar duyarlı ki; bu yolun ne trafik akışına ne de halkın yararına zerre kadar hizmet etmeyeceğini bile bile ve bunu açıkça belirtmesine karşın dediğini yapacak. Ağaç katliamına yol açmayacak olan alternatif yol önerimizi bile kabul etmedi. Yine bizim bahçemizden geçecekti o yol; üstelik de bizim aleyhimize daha fazla arsa kaybına sebep olacaktı.
Belediye 30 yıl önce bu parseli, para ödemeksizin bir inşaat ruhsatı verme karşılığında yola ayırmış. Bizim büyüklerimiz kendi arsasına ev yapacak; belediye diyor ki bu parseli ya bana verirsin ya da ruhsat vermem! Buradan asla yol geçmez, diye de avutuyor. Sonraki belediyeler bu sözü unutuyorlar elbette. Belediyenin arşivlerinde “botanik bahçesi” diye söz edilen bahçe şimdi sonunu bekliyor. Akasyalar bu bahar çiçek açamayacaklarını bilmiyorlar. Eminim hissediyorlardır. Mis gibi kokularınızı özleyeceğiz. Palmiyeler, incirler, ıhlamur, ayva… Ya Malta eriği? Ekimde çiçek açtı, aralıkta meyveye durdu, kara kışa direndi ama o sapsarı meyvelerini veremeyecek. Ah belediye! Ağaçlar kolay yetişmiyor. Vatandaş ağaç kesti mi ceza veriyorsun da…
Belediye kağıt üstünde haklı belki. Bir nevi şantaj karşısında kalmış. Ya komşumuza ne demeli? Burada oturmuyor. Hiçbir zaman oturmayacak belki de. Kendisini hiç görmedik, tanımayız. Peki ne için yapıyor bunu? Sadece arsasının birkaç kuruş daha değerleneceği umuduyla. Benim aklıma gelense bu bahçenin varlığının onun arsasının değerine değer katacağıdır.
Belki şimdi herkes, malını kurtarmak için çırpınıyor diye düşünecek hakkımda, ama öyle değil. Bu ağaçlar, bütün bu bitki çeşitliliği bize emanet diye düşündüğümden. Bize de değil, Adapazarı’na emanet. Yarın bu eski bahçeleri mumla arayacak insanlar. Çoğu kayboldu gitti, kaç tane kaldı ki? Büyük bir bahçenin bakımı bizim için hiç de kolay değil. Başka bir ülkede olsa şehir içinde inşaata gayet uygun böyle bir parseli yeşil alan olarak tutana belediye destek olurdu.
Yol açılacak, biliyorum. Ne gibi olumsuzluklara yol açacağını da bir bir biliyorum şimdiden. Bunları Adapazarı Belediyesine yazılı olarak ilettik. Cevap: Falanca hanım isteğinde diretiyor! O zaman ne diyelim, hayırlısı…




























