Ünlü bir meydan… Ünlü bir pastane… Önündeki kaldırıma sıralanmış minik masalarda oturuyoruz. Köşede, iyi giyimli, kibar görünüşlü bir bey elindeki kitabı okuyor. Emeklilik günlerinin tadını çıkarıyor belli ki. Aynı yaşlarda iki hanım da başka bir masada sohbet ediyorlar. Birazdan kalkacaklar, kalkarken o beyle selamlaşacaklar. Kahvelerimiz geliyor. Birer de pasta… “Milföy” ısmarlıyorum ben. Öğrencilik günlerimde bir […]