Kurban Kim?

Şu günlerde İngiliz basını da türbanı tartışıyor, biliyor musunuz?

Londra’da geçtiğimiz Kasım ayında açılan bir davada, davacı 19 yaşında bir başörtüsü mağduru.

Kızın adı, Bushra Noah… ‘Büşra’nın İngilizcesi olmalı. Londra’da doğup büyümüş. Kuaförlük okumuş… Müslüman ve başörtülü… Londra’nın batısında şık bir caddede bulunan bir kuaför salonuna, gazete ilanından görerek iş başvurusu yapıyor. Hem de çılgın saç modellerinde iddialı bir salon… İşyeri sahibi Sarah Desrosiers aslen Kanadalı, 32 yaşında bir kadın. Bushra telefonda onunla konuşuyor. Öğrenim durumu, iş tecrübesi… hepsi uygun. Özgeçmişini (CV) de gönderiyor. Sarah Desrosiers onu hararetle görüşmeye çağırıyor. Bushra’nın anlatmasına, daha doğrusu yakınmasına göre, Sarah kendisini gördüğü anda şok geçiriyor! Biraz toparlanınca da başörtüsünü göstererek, “Bunu devamlı mı takıyorsun?” diye soruyor. “Evet” yanıtını veriyor Bushra. Çalışırken çıkarmasını isteyince, “Çıkaramam, çünkü dinim böyle emrediyor!” diyor. Sarah da: “Keşke başörtüsü taktığını bana telefonda söyleseydin… Kusura bakma, bu durumda seni işe alamam!” diyor.

Bunun üzerine Bushra Noah tazminat davası açıyor. Gerekçesi: ‘Dinsel ayrımcılık’!.. “Ben Londra’da doğup büyüdüm. O saç modellerini yapacak eğitime ve görgüye sahibim. Başörtüsü takmam buna engel değil!” diyor.

Sarah ise, “Biz burada imaj satıyoruz. Çalışanların kendi saç modelleri de dükkânın önünden geçen potansiyel müşteri üzerinde etkili olur. Bu sadece işin gerektirdiği bir şey, ayırımcılık yapmakla ilgisi yok; hatta işin ‘olmazsa olmaz’ı. Başka biri de kalkıp beyzbol kepiyle yahut kovboy şapkasıyla gelseydi onu da işe almazdım.

Hep böyle bir yerim olmasını hayal etmiştim. Açalı henüz bir buçuk yıl oldu. Küçük bir işyeri… Bu kız eğer davayı kazanırsa elde edeceği parayı ben bir yılda kazanamam. Üstelik beni ırkçılıkla suçlayarak adımı lekeledi…” diyor.

Yirmi beş iş başvurusu yaptığını, hepsinden de başörtüsü takması nedeniyle geri çevrildiğini söyleyen Bushra’nın açtığı tazminat davasının tutarı, 15 000 Pound. Davayı Sarah Desrosiers’ye açmasının nedeni ise başörtüsünü çıkarıp çıkaramayacağını, kendisini işe almayan yirmi beş kişiden sadece onun sorması imiş; diğerleri bunu teklif etmemiş!.. Kızcağız öyle incinmiş ki (!) bu teklif karşısında, günlerce kendine gelememiş, depresyona girmiş…

Bu olay duyulduğundan beri her gün tehdit mektupları aldığını da ileri süren Bushra, bu rakamı daha sonra 30 000 Pound’a yükseltiyor.

İşyeri sahibi ise tehdit mektuplarından kendisinin sorumlu olmadığını, bu dükkânı bir sürü borca girip dekore ettiğini, kız davayı kazanırsa iflas edeceğini söylüyor.

Kızın fotoğrafı da var Daily Mail ve diğer bazı gazetelerde: Bilgiç bir edayla gülümsüyor…

İşverenle görüşmeye giderken hiç mi aklına gelmemiş başörtüsünden dolayı geri çevrilebileceği? Diyelim ki gerçekten incindi… Akıllı, mantıklı insanlar hiç mi yok bu kızın çevresinde? Hatalı olabileceğini söyleyecek birileri?.. Sonra, tazminat talebini iki katına çıkardığında bu tehdit mektupları daha da artmayacak mı? Belli ki korkmuyor aslında… Birileri var yakınında, ama ona aklın, sağduyunun yolunu değil, kolay kazancın yolunu öğretiyorlar.

Bazı gazetelerin internet sayfalarında yer alan, konuyla ilgili haberlerin yorumlarına göz attığımda, kızın kurnazlığının gözlerden kaçmadığı anlaşılıyor.  Sarah’ya hak veriyorlar:

“İşte ‘Kurban’ı oynayan başka bir Müslüman!..”

“O CV’yi almak, kadıncağız için ne şanssızlık!..”

“25 kez geri çevrildiyse neden bir kez de aynaya bakmıyor?..”

“… Bu olay ders olsun da bundan sonra bütün işverenler işyerlerindeki giyim kurallarını sıkı sıkıya belirlesinler. Böylece en küçük bir davranışta hemen, ayırımcılıkla suçlanmasınlar. /Keith Lawson”

“Ahmaklık

Ben Londralı bir Müslüman’ım ve kocaman bir sakalım var.

Bu görünüşümle tıraş malzemeleri üreten ya da pazarlayan bir firmadan bana bir iş teklif edilmesini bekleyemem. Ayrıca, sakalım olduğu gerekçesiyle beni böyle bir işe almayı reddetseler de kesinlikle incinmem.

Sarah Desrosiers’nin kararının mantığını anlıyor ve ona yerden göğe kadar hak veriyorum. /Khalil Karoosi”

***

Mahkeme, bu gülünç davayı uzatıyor. Müslüman kızın tipi, duruşu, bakışı, giyimi hiç de sempati uyandıracak gibi değil… Bushra Noah, bu senaryoda kurban değil aslında; sadece kullanılıyor.

Yeni küresel oyunun kuralı bu olmalı. Biz kurbanı, mağduru sevimli gösteren senaryolara yetiştik; entrikanın böylesi bizi aşıyor… Ama bir şeyi çok merak ediyoruz:

Bu büyük, kirli oyunda samimi Müslümanların kayıplarını hangi mahkeme, ne zaman ve kimlere ödetecek?

14/02/2008

Bizim Sakarya Gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir