Yağmur Çiseliyor…

Büyük Türk şairi Nazım Hikmet öleli 45 yıl oldu. Şeyh Bedreddin Destanı’yla analım dedim onu…

1936’da yayımlanıyor Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı… Bazı bölümleri düzyazı, bazı bölümlerinde şiire geçiyor şair. Bunun nedeni bilinmiyor.

Yayınevi, kitabı bitirmesi için sürekli baskı yapıyor. Nazım Hikmet’in çalışma hayatı çok yoğun, o günlerde… Kitabı yetiştirebilmek için odalara kapanıyor, hatta karısı Piraye’ye, kapıyı üstüne kilitlemesini, çıkmak isterse engel olmasını söylüyor.

Kitabın konusu, on beşinci yüzyılda geçen bir köylü ayaklanması…

***

Şeyh Bedreddin, günümüzde Yunanistan topraklarında bulunan Simavna kasabasında doğar; çok iyi bir eğitim görür ve bunun sonucu olarak, kendi döneminin en büyük fıkıh bilginlerinden biri olur. Ancak işsizliğin, sosyal bunalımların yoğun olduğu bir kargaşa dönemi yaşanmaktadır. Timur’un ordularının akınlarıyla Anadolu haraptır… Taht kavgaları iç çatışmalara yol açar. Fetihler yapılamaz, dolayısıyla devletin gelirleri azalır.

Sultan Bayezid’in oğullarından Musa Çelebi, Şeyh Bedreddin’i kazaskerliğe tayin eder. Ancak, Musa Çelebi, kardeşi Mehmed Çelebi karşısında yenik düşünce Bedreddin, 1413’te ailesi ile birlikte İznik’e sürgün edilir. Kendisine maaş bağlanır. Burada göz hapsindedir.

Şeyh Bedreddin, dinler arasında fark olmadığını, bütün dinlerin eşit ve benzer ilkeler üzerine kurulduğunu savunur. Ayrıca, bu işsizlik ve kargaşadan bunalmış kitlelere toprakların, mülkiyetin ortak kullanımı şeklinde eşitlikçi bir düzen kurmayı vaat ederek, onlara çözüm yolları gösterir, kendi yanında yer almaya çağırır. Görüşleri, içinde bulunulan sosyal bunalımı çözmeye yöneliktir. Müridlerinden Börklüce Mustafa‘yı Aydın, Torlak Kemal’i ise Saruhan iline göndererek isyan faaliyetine başlatır. Ancak isyan bastırılır, Börklüce Mustafa öldürülür.

Boynu vurulacak iki bin adam,
Mustafa ve çarmıhı
Cellat, kütük ve satır
Her şey hazır
Her şey tamam.

Sultan Mehmet, isyanların başındaki kişi olarak gördüğü Şeyh Bedreddin’i kurduğu bir heyet ile yargılar ve heyet, şeyhin malı ve ailesi korunmak şartıyla ( malı haram, kanı helal) idamına karar verir. Bu sırada Deliorman’da bulunan Şeyh Bedreddin, fetva üzerine yakalanarak 1420’de Serez’de idam edilir.

yağmur çiseliyor,
korkarak
yavaş sesle
bir ihanet konuşması gibi.

yağmur çiseliyor,
beyaz ve çıplak mürted ayaklarının
ıslak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi.

yağmur çiseliyor,
serezin esnaf çarşısında
bedrettin`im bir ağaca asılı.

yağmur çiseliyor.
gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir.
ve yağmurda ıslanan
yapraksız bir dalda sallanan şeyhimin
çırılçıplak etidir.

yağmur çiseliyor.
serez çarşısı dilsiz,
serez çarşısı kör.
havada konuşmamanın, görmemenin kahrolası hüznü
ve serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü.

yağmur çiseliyor.

10/07/2008

Bizim Sakarya Gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir