“TÜRKÜ HAYATTIR”

Geçen hafta uluslararası düzeyde 18.’si düzenlenen Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında, “Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü” Türk Halk Müziği sanatçısı Sabahat Akkiraz’a verildi.

Farklı kültürlere sahip insanların, yan yana, omuz omuza yaşamasına izin veren; farklı görüşleri, düşünceleri, duyguları rahatlıkla sindirebilen bir rejim Cumhuriyet. Tam bize göre!

Tarihçi-yazar Baki Öz diyor ki: “Alevilik-Bektaşilik, folkloruyla, müziğiyle, şiiriyle, edebiyatıyla, düşüncesiyle ve yarattığı insansal değerleriyle kültürümüzün temel taşıdır. Alevi müziğini çektiğiniz zaman bütün radyolar susar. Yunus’u, Pir Sultan’ı Namık Kemal’i ve ötekileri çıkardığınız zaman Türk edebiyatı boşalır.” Alevi-Bektaşiliği bir dinin, mezhebin, tarikatın dar kalıplarına uyarlamak da zordur ona göre… Bu inanış biçiminin yalnız dinsel yaşamla yetinmeyen dünyasallığı; günlük yaşayışı ve insanlar arası ilişkileri düzenleyen yönü vardır ki ona mezhepler, tarikatlar üstü bir nitelik, evrensellik kazandıran da bu yönüdür. Çünkü “İman, akıl ile bütünleştikçe, yaşam ile özdeşleşir.”- (Abidin Özgünay-Cem Dergisi / Temmuz 1991)

Yaşamın kıvraklığını yakalayışı ne güzeldir Bektaşi’nin… Bir inanç sistemini dogmaların katılığından süzen aklıyla Tanrı sevgisini yeryüzüne indirişi… Nitekim Hacı Bektaş’a giderek ileride gerçekleştireceği devrimler için manevi destek isteyen Mustafa Kemal, burada aradığı desteği bulacağını biliyordu… Bektaşi dedesi Cemalettin Çelebi’yi de Meclis İkinci Başkanlığı görevine getirmişti.

Yirmi birinci yüzyılda Türk toplumu olarak önce Dünyalı; sonra Anadolulu ve Müslüman’ız. Anadolu kültürünün bu değişik renklerinden kaynaklanan orijinalliğimizin hâlâ farkında değilsek yazık bize!

Bektaşiliğin dünyaya, doğduğu kaynaktan tanıtılması; bu topraklarda yaşayan bütün insanların Alevi-Bektaşi kültürüne sahip çıkması, onunla barışık yaşaması gerekir. Bunun aksini düşünürsek asıl kendimizle kavgalı oluruz.

Sabahat Akkiraz işte bunu yapıyor. Halk müziğimizi dünyaya tanıtan bir barış elçisi o…

Dünyanın dört bir yanında önemli müzik festivallerine davet ediliyor… 1999 yılında Queen Elizabeth Hall’da, “Womens Of Tradition” projesinde Türkiye’yi ve “Alevi Müziği”ni temsil etti. Kasım 2000’de, değişik kültürlerin müziğinin mabedi kabul edilen “Theatre De La Ville”de konser verdi. Bu konserin ardından Le Monde, Le Figaro, Observateur gibi dünyanın en önemli gazetelerinde “Alevi Müziği ve Sabahat Akkiraz” söyleşileri tam sayfa yer aldı. Fransa’da “Alevi Müziği” en iyi otantik müzik, Sabahat Akkiraz da bu müzik dalında yılın en başarılı sanatçısı seçildi. Fransız-Belçika ortak yapımı olarak hayatı, çalışmaları ve temsilcisi olduğu “Alevi Müziği” belgesel yapıldı. Albümleri yabancı ülkelerde liste başı oluyor.

Albümlerinde çoğunlukla kendi derlediği semahlar, deyişler, mersiyeler okuyan sanatçımız, bunların aslına uygun bir biçimde gelecek kuşaklara aktarılmasına çalışıyor. Seslendirdiği derlemeleri dışında yüzlerce derlenmiş eseri de arşivinde bulunuyor.

“Çok güzel bir öğretiden ve ozanlık geleneğinden geldim.” diyor, Sabahat Akkiraz. “Bana aktarılan bu hazineyi gelecek nesillere bırakmak, bize gelen orijinal tatlarıyla dünyaya taşımak istiyorum. Çocuklarımıza güzel bir çevrenin yanında kültür ve sanatımızı da bırakmamız gerekiyor. Her zaman ağzımızı ve midemizi doldurma şansımız olur; ama yürek açlığı hiçbir şeye benzemez. İnsanoğlunun kulağından yüreğini doldurmasına bir küçük katkım olsun istiyorum.”

Sanatçımızın son albümünün adı: “Türkü Hayattır”. Bunu bir slogan yapmak; onun, türkülerimizin kaybolan renklerini günışığına çıkarmak ve dünyaya tanıtmak için tek başına verdiği özverili çabayı örnek almak, desteklemek, yaygınlaştırmak gerek.

Sabahat Akkiraz’ın yurtdışında aldığı övgüler, gerçek bir sanatçıya, onun kültürüne gösterilen saygı ve değerbilirliktir… Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü de öyle… Ancak örneklerini çok gördüğümüz gibi, ödülü verip sonra sanatçıyı unutmak; çalışmalarında kolaylık sağlamamak, ilgisizlik gelmesin arkasından. Çünkü her şeyden önemlisi, sürdürülebilirliktir.

23/08/2007

Bizim Sakarya Gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir