Varlığı Hissedilmek

Bugün büyük zaferin yıldönümü… Yabancı basında Mustafa Kemal hakkında çok şey yazılmış zaferden sonra… İlhan Bardakçı’nın “Taşhan’dan Kadifekale’ye” adlı kitabında, yazarın dikkat çektiği bir yazı ise L’İllustration Dergisi’nin 26 Şubat 1921 tarihli sayısında, yani zaferden çok önce, “Mustafa Kemal Paşa” başlığıyla yayımlanmış. Meçhul yazarı Büyük Önder’i ne güzel çözümlemiş! Hem de kimseden çekinmeden yazabilmiş… Keşke okunsa da onu anlamak istemeyen, yerli yabancı, geçmiş gelecek tüm gafillere ibret olsa!

Yazıdan bazı bölümleri sizlerle paylaşarak kutlamak istiyorum bayramınızı:

“… Mustafa Kemal Paşa sadece müttefiklere değil, fakat kadere de başkaldıran insandır. Ülkesi, bazı kimselerin hatalarını öder ve çökerken o, etrafında toplananlarla birlikte kaderin ağlarını örmeye başlamıştır. Kararlı, sert, ama iman etmiş bir insan olan Mustafa Kemal Paşa dünyaya başkaldırmıştır.

İlk adımda terkedilmiş ve dünyadan koparılmış bir grup idiler. Önce bir parti, daha sonra bir kudret oldular. Yenilmiş bir Türkiye’nin bile, İzmir’siz, İstanbul’suz, Edirne’siz ve Trakya’sız olamayacağına karar verdiler. Sevr Antlaşmasını yırtmaya bile gerek görmediler. Okumayı reddettiler. Şimdi, isteklerini yerine getirmek için bir orduya sahiptirler. (…) İki yıl içinde alınan mesafe Mustafa Kemal Paşa için gerçekten gurur vericidir. Bu bağımsızlık kahramanı o zaman ancak kırk yaşındadır.

(…) Mustafa Kemal Paşa meslekten askerdir. İlk Dünya Savaşında Çanakkale’de İngilizler karşısında kazandığı büyük zafer anlatılmaya değer.

Bu tecrübeli general, kelimenin en geniş anlamıyla liderdir. İnsanları idare etmek için doğmuştur. Başka insanların kendisine itaatlerini gerektiren esrarlı kudret onda mevcuttur. İnatçılığı karar verme yeteneğinin, intikal gücü muhakeme gücünün temelidir. Olaylarda psikolojik zamanı seçmesini ve davayı kazanmasını bilir. Onu yoran ve cesaretini kıran bir şey düşünülemez. Kimse onu, kendini vatanın çıkarından daha önce düşünmüş olmakla kınayamaz. Bugün kazanan, Paşa’nın vatanıdır.

(…) Özel hayatında Mustafa Kemal Paşa başka bir renkle göze çarpar. Astları ile son derece iyi ilişkileri vardır ve onları sıkıntı ve dertlerinden kurtarmak için elinden geleni yapar. Onun için paranın önemi yoktur. Komuta etmediği zamanlarda, çoğu zaman düşmanlarının tenkidine yol açacak şekilde, çevresiyle bir aile havasının içine girer. Son derece ileri bir toplum insanıdır; bazen sabaha kadar uzanan sohbet toplantılarını bu dostları ile yapar.

Boş inançlara karşı çıkışı, düşmanlarının kendisi aleyhinde, zaman zaman alçaklığa kadar varan ithamlarına yol açar: İçkiye düşkünlüğü… Çoğu zaman ne kadar çetin sorunlarla karşılaştığı düşünülürse makul olmak gerekir. Ama bugün son derece düzenli bir hayatın insanıdır. (…) Toplumun sağırlaşmış, katı ve anlamsız önyargılarına karşıdır. Onda Musset ve Byron’ın romantizmini görmek mümkündür.

Bu hafta Londra Konferansında hazır bulunmadığı halde varlığı hissedilen insan işte budur. Milletlerarası politika Mustafa Kemal Paşa ile mücadele edebilir, çünkü bu genç paşa artık tarihe girmiştir…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir