Kandıra yakınlarında bir dere kıyısında piknik yapmaya gitmiştik. Yanıbaşımızda bir çağlayanımız bile vardı. Burası doğanın, kuş cıvıltılarıyla şenlenmiş, göz ve ruh dinlendiren gizli bir köşesi olarak kalabilirdi aslında…
Bir de yerleşim kalıntısı vardı az ötede. Bu bir derbederlikti, çirkinlikti… Neyse, onu görmezden gelebilirdik. Ama rüzgârla uçup, dereyle sürüklenip ağaç dallarına, çalılara takılıp kalmış plastik poşetler, dayanılmaz bir bozgun görüntüsü veriyordu çevreye. Bozguna uğramıştı burada doğa…
Gözümüzü ve ruhumuzu dinlendiremedik.
Dünyanın pek çok ülkesinde artık naylon poşet kullanımına yasaklar getiriliyor.
Çin’de, günde yaklaşık 3 milyar plastik poşet kullanılıyor ve bunun için yılda 5 milyon ton ham petrolün işlenmesi gerekiyor. Çin hükümetinin çıkardığı yasaya göre, 1 Haziran’dan başlayarak Çin’de, ince plastik poşet üretimi ve kullanımı yasak. Diğerleri de parayla satılacak.
Bu yılın sonunda Paris’te, 2010 yılına kadar da tüm Fransa’da yasaklanacak.
Melbourne’da yasaklandı, 2008 yılı sonuna kadar tüm Avustralya’da yasaklanacak.
İrlanda plastik ürünlere “plastax” adıyla bir vergi getirdi ve bu sayede kullanımını %90 azaltmayı başardı.
San Fransisco, Hong Kong ve Bangladeş’te de yasaklandı, Taiwan ve Singapur ise bunun hazırlığını yapıyor.
“Bizde bırakın naylon poşetten vazgeçmeyi; kızların çeyiz sandığı için birer tane de ‘naylon poşet koyma torbası’ hazırlanıyor!”
Evet, böyle diyor bir vatandaşımız. Doğru söylüyor. Bizde böyle… Çevre sorumluluğu duyduğu için poşet kullanımını kısıtlayan bir satıcı, müşteriden tepki görebiliyor. Siz alışverişinizde poşet istemediğinizi söylüyorsunuz; bu sefer de satıcı ısrar ediyor, ‘ikram’ ediyor.
Çok kısa sürecek bir rahatlık uğruna öyle ağır ve geriye dönüşü olmayan bir bedel ödüyoruz ki! Düşünün, doğada dönüşüm süresi 400 ile 1000 yıl olan poşetlerden her gün milyonlarcası çöpe atılıyor.
İçerdiği kimyasal maddeler toprağa zarar vermekle de kalmıyor. Daha kullanım aşamasında yiyeceklerimize geçerek sağlığımıza zarar veriyor.
Denizlerdeki, okyanuslardaki balıkların ve diğer canlıların ölümüne neden oluyor. Deniz kaplumbağaları, köpekbalıkları, balinalar, foklar, bunları denizanası, ahtapot sanıp yutuyor ve ölüyorlar.
Plastik poşetler daha pek çok nedenden dolayı çok kötü. Yasal önlemler, çevre duyarlılığı eğitimleriyle birlikte yürütülmeli.
Dünyadaki bütün yenilikleri günü gününe izleyen büyük marketler bu konuda ne kadar duyarsızlar, şaşıyorum! Poşet kullanımında hiçbir sınırlamaları yok. Yalnız Carrefoursa, geç de olsa soruna el atmış, Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın da desteğiyle “çevre dostu poşetler” projesini başlatmış. Mayıs 2008’den itibaren müşterilerine sunmaya hazırlandığı dönüşümlü alışveriş poşetleri, 1,4 YTL’ ye satılacakmış.
Uygulamada benimsenir ve yaygınlaşırsa alışkanlıklarımız değişecek.
Eğer plastik poşetlerin bizde de aşama aşama yasaklanacağı duyurulursa girişimcilerimiz hemen kolları sıvayacak.
Daha şimdiden doğal, sağlam, kullanışlı, aynı zamanda da göze hoş görünen alışveriş torbaları üretmeye başlayanlar var. İnternette rastladığım ‘Gojeko’ çantaları buna güzel bir örnek… (www.gojeko.com)
‘Dünya Çevre Günü’nüz kutlu olsun!
05/06/2008
Bizim Sakarya Gazetesi