Geç Olmadan

Şubat ayında “Kurban Kim?” başlıklı bir yazı yazmıştım. Bushra Noah adlı, İngiltere’de doğup büyümüş 19 yaşında Müslüman bir kız ve tazminat davası açtığı kuaförle ilgiliydi.

Sarah Desrosiers, Kanada asıllı genç bir kadın. Uzun yıllar çok çalışmış ve Londra’nın şık bir caddesinde, hayalindeki kuaför salonunu açmış… Gazeteye iş ilanları vermiş. Bushra çıkmış karşısına. Sarah görüşmeye çağırdığı kızın başını sımsıkı kapalı görünce, “işe uygunsunuz, ama başörtüsüyle sizi çalıştıramam” diyerek geri çevirmiş… Müslüman kızın duyguları incinmiş ve bu nedenle işvereni dava etmiş.

Sarah ise işinde gücünde bir kadın. Reklâmsız bir dünyada ayakta kalamayacağını biliyor. Çılgın saç modelleri iddiasıyla piyasaya atılmış ve sıra müşteri çekmeye gelmiş. O ‘imaj satıyor’ ve müşterilerine, tepeden tırnağa kapalı bir elemanı benimsetme çabasını da bu aşamada gereksiz görüyor. Kim olsa böyle davranırdı, ama belki daha diplomatik konuşur, kızı almamak için başka bir şeyi bahane ederdi.

O yazıda Sarah Desrosiers’nin ayrımcılık yaptığı gerekçesiyle mahkemeye verildiğini ve davacının 15 bin Pound’luk tazminat talebinin, süreç içinde 30 bin Pound’a çıkartıldığını yazmıştım. İngiliz halkının internette yayımlanan davayla ilgili yorumlarından da birkaç örnek alıntılamıştım. Şu yorum başka söze gerek bırakmıyordu:

“Ben Londralı bir Müslüman’ım ve kocaman bir sakalım var.

Bu görünüşümle tıraş malzemeleri üreten ya da pazarlayan bir firmadan bana bir iş teklif edilmesini bekleyemem. Ayrıca, sakalım olduğu gerekçesiyle beni böyle bir işe almayı reddetseler de kesinlikle incinmem.

Sarah Desrosiers’nin kararının mantığını anlıyor ve ona yerden göğe kadar hak veriyorum. /Khalil Karoosi”

Geçtiğimiz yılın kasım ayından beri süren dava, 16 Haziran’da sonuçlanıyor. Bizim medyamız ise haberi ancak bundan sonra farkediyor ve “Başörtülü kızın tazminat zaferi!” başlığıyla haber yapıyor: İngiltere’de bir kuaför salonu, başörtülü olduğu için çalıştırmak istemediği Müslüman genç kıza 4.000 Pound (10.000 YTL) tazminat ödemeye mahkûm edildi.” Başka bir başlık: “İngiltere’de başörtüsü ayrımcısı güzellik salonu sahibine ceza!” Oysa mahkeme Sarah’nın ayrımcılık yaptığına dair iddiayı reddetmiş!

Kararı eleştiren 32 yaşındaki Desrosiers, bu tür cezaların küçük işyerleri için büyük tehdit oluşturduğunu belirterek, ‘Milyonlarca yıl geçse de saçını tümüyle kapatmakta kararlı birinin bu iş kolunda çalışmasını normal bulmayacağım. Bu cezayı hak ettiğime inanmıyorum’ diyor.

Birkaçı dışında, internet basınımızdaki haberin sığ yorumları; yorumcuların birbirlerine hitap biçimleri, Türkçeye, anadillerine saygısızlıkları, düşünmeyi de tartışmayı da sadece kendi bildikleri gibi sanmaları çok üzücü. Alıntı yapılacak gibi değil… On beş dakika içinde 60–70 yorum yapıldığı hesaba katıldığında özensizliğin, düzeysizliğin boyutları zaten ortaya çıkıyor. Zafer kazandığına körü körüne inandıkları elin kızı, nedense ‘kızımız’ oluyor.

Dinin verdiklerini içselleştirmişsindir artık; susarsın. Anadolu Müslümanlığına özgü bu ağırbaşlılıktan ne kadar uzaklar… Her konuda dini öne sürüp bas bas bağırıyorlar. Bu tepkiselliği destekleyen eğitim anlayışı da ülkemizde sürüp gidiyor.

Gençlerin bir bölümü ne yazık ki laiklik düşmanı olarak yetişiyor. Oysa ne diyor Halikarnas Balıkçısı, Anadolu’nun Sesi’nde: “(…) Bir toplumda akıl hürriyeti baskı altında kalınca toplumun genel zekâ seviyesi alçalır ve toplum geçmişin tarih mezarına gömülür. Yobaz ya da softa, kul ile Tanrısı arasına girmemeli. İslamlığın bir temel özelliği, onda öteki dinlerde olduğu gibi papaz olmamasıdır. (…) İslamlık zaten laikliktir. Çünkü papazı yoktur. (…) Türkiye devletinin yasasına göre devletin laik olması zorunluluğu vardı, çünkü softalar ve yobazlar kendi aralarında birlik olarak, Türkiye devletinin üzerinde kendilerini papaz tayin ettiler.

(…) Yobaz ve mukaddesatçının yaptığı işte budur. Gençliği diri diri ve kuşak kuşak ölü geçmişe gömmektir. Gençliğin hayatı hayat değil, artık uzun ölüm olur.”

Panzehiri Köy Enstitüleridir diyor Balıkçı. “Hem de çabuk! Geç olmadan.”

07/08/2008

Bizim Sakarya Gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir