Yaşam Önemliyse…

İşte yine şu klişe başlık: “Trafik terörü can almaya doymuyor!” ve haber: “Türkiye genelinde yılın ilk altı ayında 289 bin 913 trafik kazası meydana geldi. Kazalarda bin 694 kişi öldü, 78 bin 688 kişi yaralandı.”

Önümüz Ramazan, sonra da Bayram…

Şu rakamları görüp de etkilenmemek, olabilecekleri bile bile kendini dizginlememek nasıl açıklanır?

Eğitim mi? Evet, önce eğitim… Ama eğitimin sonucunu alana kadar ölecek ya da yaralanacak, sakat kalacak binlerce, on binlerce can? Bizler?

Bir öncelik sıralaması yapsak, önemli sandığımız işlerden bazılarını elesek bile kaza oranı düşer… Trafiği göz önünde bulundurup biraz erken yola çıksak… düşer. Uykusuzken asla direksiyon başına geçmesek… düşer. Aracımızın düzenli bakımını ihmal etmesek… düşer. Karda buzda ya da yağmur başladığında dikkat kesilsek… düşer.

Bir de… bu düşen nedir diye bıkmadan düşünsek: Ülke genelinde ölü ve yaralı sayısı!

İki yıl önce, yine trafik kazalarının arttığı ağustos ayında yazdığım bir yazımda yer verdiğim şu bölüm yeterince çarpıcıydı: “Trafik Kazası; insanların 100/500 tonluk bir pres altında parçalanarak ölmesidir. Burada değişen, sadece presin ağırlığıdır. Kıyma makinesi ile etin geçirdiği evre, bunun minimize edilmiş bir örneğidir.”

Devletten, tabii çok şey bekleyeceğiz, can güvenliğimiz için… Ama böyle kendimizi bırakıp değil.

İşin tuhafı devletten de beklemiyoruz. Vatandaş kırk yılda bir trafik cezası yiyecek olsa, suratından düşen bin parça! Enayilik gibi mi geliyor ne? Peki ya durup dururken ölmek, sakat kalmak? Yakınlarını yitirmek, hastanelere düşmek akıl işi mi?

“Daha hızlı, daha güvenli, daha konforlu, daha ucuz, bakım ve onarım giderleri, işletme maliyeti daha düşük, ekonomik ömrü daha uzun…

Elli kamyonun yükünü bir seferde taşıyabilen, petrole bağımlı olmayan, hava kirliliği yaratmayan…” bir ulaşım aracı isteyeceğiz devletten: TREN!

Japonların ‘Şinkansen’leri gibi saatte 300 km. hıza çıkabilen ‘süper hızlı tren’lerimiz olmasın, tamam! Varsın daha yavaş gitsin bizimkiler; 100 km. yapsın, yeter ki güvenli ve rahat olsun.

Eğitim isteyeceğiz: Trafik eğitimi, kazalarda hayat kurtaran ilkyardım eğitimi… Karayolları’nın (sağ olsun!) yayımladığı haritada, “kara noktalar” diye işaretlenmiş yerlerde sorun neyse giderilmesini, giderilene kadar da her türlü uyarıcı önlemin alınmasını isteyeceğiz.

Eğer yaşam önemliyse, sevdiklerimiz önemliyse;

Bu çok sevdiğimiz tehlikeli oyuncakları yaşamla barıştırmanın yolu, aşağı yukarı bunlardan geçiyor.

21/08/2008

Bizim Sakarya Gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir