Dağ Başını Duman Almış!

25 yılın en sıcak haziran ayında bir pazar gününü Bursa’da geçirecekseniz, aklınıza Uludağ’a çıkmak gelebilir. Deniz kıyılarının çok kalabalık ve sıcak olacağını düşünür, yaylada serinleyelim dersiniz. Biz de bir düğün gecesinin ertesi, Uludağ’ın eşsiz güzellikte ve çeşitteki çiçeklerini fotoğraflama fırsatını kullanmak istedik. Pazar sabahı vakitlice koyulduk yola. Bendeniz saf saf, “deniz dururken Uludağ’da kimseler olmaz” bile dedim.

Aman efendim, öyle bir konvoya katıldık ki çok geçmeden, hemen lafımı geri aldım! Çoğunluk bizim gibi nispeten serin, gölgelik yerleri tercih etmişti demek!

Kalabalığı görüp dönmedik de… Koskoca yayla idi; herkese yeterdi…

Arabamızı park ettik. Uçurum kenarındaki korkuluklara abanıp çok sıcak bir yaz günü, Bursa’yı tepeden seyrettik. Fotoğraf açısından pek davetkâr sayılmazdı; pusluydu görüntü… Biz de hevesimizi çiçeklerle böceklere sakladık.

O sırada güneş gökte; çiçek böcek tayfası da kırlarda, ormanda görevini yapmaktaydı. Yirmi birinci yüzyılın kafası karışık dünyalısının şu tatil gününü değerlendirme telaşı, onların hiç mi hiç umurunda değildi… Ağaç gölgelerinde yavaş yavaş mangal düzenine geçilmekteyken, dünyalı da onları umursamıyordu.

***

Dağ başını duman almış! Ama sorun bakalım niye?

Aşağıda, Bursa’da sürülerce ve kümesler dolusu büyük ve küçükbaş hayvan kesilmiş; köfte, pirzola, kanat olarak gelmekte…

Bütün hafta alınteri dök; sonra da mangal başında terle!..

Neyse… Yazının devamının okunmaması tehlikesine karşı o faslı geçiyorum. Bir mangal keyfini de çok mu görüyorsun diyerek darılanlar olabilir.

Yok, benim zıddıma giden o değil aslında… Açık hava, hele yayla havası insanın iştahını açar zaten; pişmiş et kokusuyla kışkırtmaya gerek yok, diyorum. Ayrıca, pınar başlarının koyu yeşil gölgeliklerinde, su sesi eşliğinde tadına varılacak iddiasız bir öğle yemeği de keyiften sayılabilmeli… Zeytinyağlı dolma, börek, evde hazırlanmış kuru köfte; domates, salatalık, meyve, … Eskiden otomobili olan aileler böyle giderlermiş pikniğe.

***

Bilmeyenler için açıklamam gerek; çiçek, böcek ve diğer detay fotoğrafları, birkaç santim yakına girerek makro objektiflerle çekilir. Yeri gelir şekilden şekile girer, hatta yerlerde sürünürsünüz. Yorucudur ama değer… Aldığınız sonucun mükemmel olması şart değildir; önemli olan çekim sürecindeki zamandan soyutlanmışlık duygusudur. Yerine göre dakikalar, saatler geçer; acıkmaz, susamazsınız… Terden yapış yapış olursunuz. Kışsa, parmaklarınız donar soğuktan, aldırmaz; biraz daha, biraz daha uzatmaktan alamazsınız kendinizi.

İşte biz de ailelerin piknik yaptığı alanda bu durumdayken çevrede bulunanlardan bazılarının ilgisini çektik. Aralarında yorum yaptılar. “İşte bu da bir bilim dalı” dedi bir kadın… Sonra da “yurtdışından mı geldiniz?” diye sordular. Biz de vizörden baktırıp, bir-iki kır çiçeğinin on kez büyütülmüş halini gösteriverdik merak edenlere… “İşte bunları çekiyoruz, güzel mi” dedik… Şaştılar. Bir anne çocuğuna, “sen de büyüyünce fotoğrafçı ol!” dedi.

***

Sabah otelde sıkı bir kahvaltı edip çıkmıştık. Acıkırsak da karnımızı doyuracak bir yer bulunurdu nasıl olsa… Aradan saatler geçmişti, ama çıkış yönündeki trafik daha da yoğunlaşmıştı… Biz inişe yönelmiştik artık. Kayak merkezindeki otellerde hayat belirtisi yoktu. Yolda birkaç kır lokantasına rastladık… Et-mangal ve sucuk-ekmek tabelaları, pankartlarıyla donanmışlardı. Bu şekilde dikkat çekiyorlardı. “Burada etten başka ne var?” diye sorduk birine… Tuhaf tuhaf baktı adam; dalga geçiyoruz sandı. Yanıtlamayacaktı; “çoban salata, yoğurt!” dedi sonra… “O kadar mı?” “O kadar!..” Hafif bir yemek istemiştik, ama o kadar da değil! Bahçeden yükselen dumanlara baktık…

Bursa’ya döndük ve orada da meşhur Kebapçı İskender’in ağına yakalandık. Bir önceki gelişimizde keşfettiğimiz vejetaryen kebap ve şırayla karnını doyuran bendim yalnızca… Et yerine közlenmiş patlıcan, domates, biber… Eşim yoğurtlu İskender’e yumulmuştu bile.

Herkese afiyet olsun!

28/07/2007

Bizim Sakarya Gazetesi

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir