Bir Sabah Uyandığımda… İnsanlar artık iki cinsin de kendini aynı derecede rahat hissettiği bir dünyada bulsalar kendilerini. Kadınların toplum hayatına katılmasından, kişilik özgürlüklerinin hakkını vermelerinden korkmasa erkekler. Uçuşsa rüzgârda saçları annelerin, utanmasalar saçlarından… Ve kız çocuklarını da desteklese tüm büyükler; böylece çocuklar güven duygusuyla beslenip büyüseler. İnsanî olan şeylerden uzak durmaları işlenmese körpe beyinlerine… “Her […]

  Erdoğan Şen ile bizi, kendisi de bir filatelist olan arkadaşı Bahri Tunçaylı tanıştırdı. Şenay (Albaş), Bahri Bey, Arzu (Açıkel) ve ben, hep birlikte evine gittik. Bizi önceden ününü duyduğumuz çalışma odasına aldı. Erdoğan Bey’in pul koleksiyonu merakı ortaokuldayken başlamış. Kendi çabasıyla ilerletmiş. “Varlıklı bir aileden değildik…” diyor. Bahri Tunçaylı onun yüzlerce diplomasının olduğunu, ulusal […]

  Birini yavaş yavaş tanımayı yeğlerim. Bu konuda acele edene de sözüm yok. Ancak… Acelenin nedeni birini çerçeveleyip dondurmaksa… Onu birkaç cümleyle anlatabilmekse amaç… Özgeçmiş merakıysa yani… O zaman canım sıkılır. Yaşam bir ırmak gibi hızla akıp giderken, çerçeveye neden bu kadar önem verir insan? Birinin insanî yanını kaba hatlarıyla tanımlar, bir daha da hep […]

… ‘Derler ki çok eskiden bir Tanrı, yarattığı dünyanın çamurundan bir insan vücuda getirmek istemiş, adama soluk ve hayat vermek içinse burun deliklerine üflemiş.’… ‘Tarihin başladığı ilk günden itibaren çamura şekil verme becerisinin yaradanın tekelinde kalmadığı, onun yarattıklarına da geçtiği bilinmektedir. Tabii Tanrı kullarının yaptıkları nesneye hayat verecek nefesi yoktur. Dolayısıyla, fırından çıkan nesnelere renk, […]

  Raşit Abasıyanık, “Adapazarlılık” olgusundan şöyle söz etmiş*: “Adapazarı bir bakışta homojen bir toplum niteliğinde değildir. Zamanında buraya birçok yerlerden insanlar gelmiştir. Mesela 1890 göçmenleri vardır. Genellikle Adapazarı’nın yerli halkı, sonradan gelen göçmenlerle birlikte yaşamışlar ve bunlar kaynaşmışlardır. Sonunda bir Adapazarlılık olgusu çıkmıştır ortaya. Birbirlerine son derece hoşgörülü, saygılı… Yani “hemşehrilik” diye tanımladığımız o kavram, […]

“Anadolu’nun yeryüzünde başka hiçbir toprak parçasına nasip olmayan tarihsel bir talihi var: Medeniyetler ve kültürler potası olmak!”*   Dükkânına gittiğimde, Oltutaşından tespih tanelerine gümüş çiviler çakıyordu. Aslında O, sertifikalı bir tarihi eser koleksiyoncusu. Bahri Tunçaylı, DSİ’de inşaat formeni olarak çalıştığı yıllarda, güzel sanatlara duyduğu sevgiden dolayı, hobilerini hiç bırakmaz. 1999’da Eskişehir’e tayin edilir. Orada yaşadığı […]

    “Bir Japon evine giren yabancının ilk düşüneceği şey şu olacaktır: ‘Bu evdekiler taşınmış!’” Abdi İpekçi bir Japonya gezisinde, geleneksel Japon evine hayran olmuş… “Oysa evdekiler taşınmamışlardır. Orada belki 7-8 nüfuslu bir aile oturuyordur. Ama yabancı öyle düşünmekte haklıdır. Çünkü ortada mobilya namına hiçbir şey görmemiştir. Bu şaşırtıcı ve aynı zamanda esrarlı durumun nedeni […]

Enis Batur’un kütüphanesinde 15 bin kitabı varmış. “Kütüphaneye, kitaba aşkım var, saklayamam. Ama her şeyimi kontrol altına almasını istemiyorum” diyor. Kitabın işgalci olduğunu düşünüyor:“Sırf kitapları için ikinci bir mekân yaratanlar bile var. Bunlar varlıklı kişiler de değil.” Eskiden kütüphanesinin sürekli büyümesini istermiş, ancak artık vaktinin azaldığını, kitaplarının sayısını bine indirmeyi hedeflediğini, kendini böyle bir eleme […]

Ahmet Gezer’e bir Pazar günü Sapanca’nın Yanık Köyü’nde rastlıyoruz. Bir hurma ağacının tepesinde iki kişiler. Bizim de niyetimiz fotoğraf çekmek; bulutların oluşturduğu gri renkli fon üzerinde hurmalar çok göz alıcı duruyor. Dallar arasından görünen iki adamın ellerinde birer sepet var; hurma topluyorlar… İzin istiyoruz: “Tabii, çekin!” diyorlar. Aşağıya indiklerinde de sıcak davranıyorlar bize. Baba-oğul imişler. […]

Eriten de biz, eriyen de… “Bugün öyle çok yoruldum ki. Hava da bir hayli sıcaktı. Kazı yerine gittim. Dünkü yapılan kazıdan bugün çokça tablet çıkacağı tahmin ediliyormuş. Bunu nasıl anlıyorlar bilmem! Ben de tahminleri bakalım doğru çıkacak mı diye merak ettim. Hakikaten birbiri ardınca tablet parçaları bulunmaya başlamaz mı! Kimisi üst üste, kimisi oraya buraya […]