“Önce Sola, Sonra Sağa, Sonra…” Yürüyen insanla barışık değil kentlerimiz. Trafik ışıkları, yaya geçitleri var. Karşıdan karşıya geçerken önce sola, sonra sağa, sonra tekrar sola kuralını, ta çocukken bellemişiz… Ama yetmez… “Gücü gücüne yetene” anlayışı biçimlendirmişse ilişkileri, üstünlük yayada olacak değil ya! Havaya salınan egzoz gazları sinsi sinsi sağlığınıza zarar verir… Motor gürültüsü, bir de […]

  Bazıları kurnazlıkla sürdürmeyi sever insan ilişkilerini; bunu övünülecek bir özellik sayarlar, ama başka birinden kurnazca bir davranış görünce kızıp köpürürler. Kendini hep ayrıcalıklı görmenin sonucudur bu. “Acaba ötekiler bu durumdan memnun oluyor mu?” sorusu akıllarına gelmez, gelse bile hemen geçiştirirler. Trafik kurallarını ihlal etmekte kendini başkalarından daha özgür sanmak ya da sırada beklerken öne […]

  “…Yazın Florida‘da kimse kalmıyor; turist sezonu sonbahar, kış ve ilkbahar başı… Sonra tropik sıcaklar başlıyor…” diye yazmış, Amerika’da yaşayan bir yakınım. Başka bir eyaletten Florida’ya, kızlarını ziyarete gitmişler eşiyle birlikte… İzlenimlerini birlikte okuyalım: “Bilirsiniz, yirminci yüzyılın başında, daha henüz ticari kanunlar konulmadan önce, uçsuz bucaksız, alabildiğine açık piyasalarda süratle zengin olan insanlar vardı bu […]

Deprem, aslında masum bir doğa olayıydı. “Yüzyılın Depremi” öncesi deprem kuşakları belliydi. Fay hatlarının doğrultuları, ilerleme hızları, hepsi belliydi ama bunlar hiç hesaba katılmadı. Bitki örtüsüyle, deniziyle, denizinde bin bir çeşit balığıyla, çiftçinin yüzünü güldüren toprağıyla Marmara, gözbebeğimiz olması gerekirken geleceğimizi planlayanlar gözlerine kestirmişlerdi onu. 17 Ağustos 1999’a gelene kadar Türkiye’deki tüm sanayi tesislerinin yarıdan fazlası, […]

  Daha hızlı, daha güvenli, daha konforlu, daha ucuz, bakım ve onarım giderleri, işletme maliyeti daha düşük, ekonomik ömrü daha uzun… Elli kamyonun yükünü bir seferde taşıyabilen, petrole bağımlı olmayan, hava kirliliği yaratmayan… – Nedir bu? – Tren! Bütün bu özelliklere sahip bir taşımacılık sistemi dururken nasıl oluyor da taşımacılığın neredeyse tamamını karayoluyla yapabiliyoruz?.. “Tüm […]

DÜŞÜNEREK Bu şehre ilk kez gelen bir yabancı, ortalama bir gözlem yeteneğiyle, Adapazarı’nın Arabistan’dan turist akınına uğradığını sanır ilk anda. Sonra da merak eder onları buraya çekenin ne olduğunu. Bu çağda böylesine arabesk görüntülerin Arap ülkelerinde bile beğenileceğini sanmam. Ne oluyor Allah aşkına? Nedir bu yarış? Gençler, gençliklerini unuttu mu? Örtülü kadın egemenliği mi kurmaya […]

20 Haziran 2006… PTT Genel Müdürlüğü basın yoluyla,  21 Haziranda “Adapazarı’nın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 85. Yılı” dolayısıyla özel tarih damgası kullandırılacağını duyurdu. Haberde, kayıtlı abonelerin ve ilgilenenlerin özel tarih damgalarını, Adapazarı PTT Merkez Müdürlüğünden alabilecekleri belirtiliyordu. Oysa öneriyi ve damganın tasarımını yapan kişi, filatelist Erdoğan Şen’di. Hiçbir kişisel beklentisi olmadan, yalnızca şehrimizin adı dünya filateli […]

Nebahat Kır, Adapazarı Kız Meslek Lisesinde resim öğretmenliği sırasında, masa tenisi milli hakemliği ve voleybol hakemliği yapmış. 1981 yılı 24 Kasımında, Öğretmenler Günü dolayısıyla yapılan törende, başarılı çalışmaları ve kıdemi esas alınarak “Yılın Öğretmeni” seçilmiş. Sakarya Yardıma Muhtaç Çocukları Koruma Derneği Başkanı. İki kızı var. Büyük kızı S.Ü. İngilizce Öğretmenliğini, küçük kızı ise Hacettepe Ü. […]

Naxos’tayız. Çarşamba gününü Naxos kıyılarını gezerek geçiriyoruz. İç kısımlarda da görülmesi gereken yerler var; bir şeyler kaçırdığımızı biliyoruz, ama zamanımız az… Mikri Vigla… Sonra Aliko… Kimseler yok, göz alabildiğine kumsal… Kayalık isteyene kayalık, kum isteyene kum. Plaka… Tam denizin kıyısında uykuya teslim oluyoruz artık… Suyun kıyıyı hafif hafif dövüşlerinin sesi ninni gibi… Akşam otele dönüş… […]

  Güzel bir feribot yolculuğundan sonra, saat 18’e doğru, Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki Kiklad Adalarından Santorini’’ye varıyoruz. Bizi burada tur görevlisi karşılıyor. Görevlinin taşıdığı pankartta adımız yazıyor, ama şöyle: Acikelis! Şaşırtıcı bir coğrafyada, minibüsle, bitmeyen bir tırmanış… Otelimize geliyoruz. Fira’ya, yani adanın merkezine yakınız. Eşyamızı bırakıp hemen çıkıyoruz. Böyle bir oluşum dünyada yok. Milattan önce 1700’lerde […]