Darılma, diyorum Ahmet’e, artık şehirli oldunuz siz… Hele çocuğunuz burada doğdu; o tam şehirli olacak. Darılma bana, karışmak diye düşünme, ama ben sana şimdi bir şeyler söyleyeyim, sen düşün… Yok, darılmam dedi Ahmet. Hanife gencecik; yirmi yaşında. İki yaşında bir oğlan Arif; annesinin eteğinde… Hanife çok çalışkan. Hanife iyi insan. İnsanın tam gözünün içine bakıyor; […]

“Denize sıfır villalar” diyen ilana takılmıştı gözü. Denize ulaşmak için de bir çaba harcanmaması gerekiyordu herhalde. Düzen böyle eğitiyordu insanı farkında olmadan. Hep zahmetsizce elde etme isteği yönünde… Hayaller, kredi kartı numarasını tuşlayacağı klavye kadar yakındılar. — Kötü mü oluyor? Her şeyi senin yerine düşünülmüş ve üretilmiş olarak buluyorsun işte! — İyi mi, peki? Evlerinde […]

Şarkı sözleri vardır… hayatımızdaki birini anlatır… “Bana anlatma sakın / Riske girseydin eğer / Yola çıksaydın eğer / Neler yapardın neler Bana anlatma sakın / Yelken açsaydın eğer / Özgür olsaydın eğer / Neler yapardın neler Sen iskeleye bağlı / Fırtnalardan yoksun / Tatlı rüzgâra razı Ben açık denizdeyim / Deniz bu belli olmaz / […]

“… Dünyanın bir hayalden ibaret olduğunu söyleyen yazar, İstanbul güneşinde parlayan takımıyla tekneye biniyor. Üzerinde tepeden tırnağa beyaz saf ipekten bir takım… Kemer tokası, manşet düğmeleri ve kravat iğnesi altın… Kar beyazı kravatının altında yine kar beyazı bir gömlek var… Etrafındaki genç kalabalığın neredeyse tamamı çizgili takım elbiseler ve deri ayakkabılar giymişler…” “… Sadece üç […]

“Tanrı gibi gökyüzüne uzanabilseydim, canına okurdum şu feleğin, canına. Bir dünya kurardım, gönlümce, yepyeni, ey insan, derdim, ey insan, dile benden ne dilersen.” /Ömer Hayyam Değerli müzisyen Vedat Sakman, geçenlerde bir televizyon programında insanlığa dair düşüncelerinden söz ediyordu. Aşağı yukarı şöyleydi: “İnsan dünyada öleceğini bilerek yaşayan tek canlı varlıktır; kendini bilmeye başladığı andan itibaren ölümü […]

25 yılın en sıcak haziran ayında bir pazar gününü Bursa’da geçirecekseniz, aklınıza Uludağ’a çıkmak gelebilir. Deniz kıyılarının çok kalabalık ve sıcak olacağını düşünür, yaylada serinleyelim dersiniz. Biz de bir düğün gecesinin ertesi, Uludağ’ın eşsiz güzellikte ve çeşitteki çiçeklerini fotoğraflama fırsatını kullanmak istedik. Pazar sabahı vakitlice koyulduk yola. Bendeniz saf saf, “deniz dururken Uludağ’da kimseler olmaz” […]

Her ne kadar Adapazarı’nda da “yandım Allah!”dedirtecek durumlar noksan değilse de küçük şehirde yaşamanın bir rahatlığı, bir ayrıcalığı vardır. İstanbul trafiğinde çaresiz kaldığınızda bunları düşünür, “köyünüzü” özlersiniz. Diyelim ki bütün ülke rantının önemli bir bölümünün toplandığı Etiler’dir, köprüden geçtikten sonra sizi ilk karşılayan. Ve ortasından geçen yol çift yönlü, taşıdığı trafik yüküne göre daracık bir […]

  SÖYLEŞİ: Tamay Açıkel   “Köyler sessizdir. Ekilmiş, sürülmüş, düzeltilmiş, tepelerde son bulan tarlalara bakınca. Bir iki sürüngen geçer çalıların arasından, çıtır çıtır… Biraz daha gayret edebilseniz patatesin, pancarın, buğdayın toprağı delip çıkarken yarattıkları gürültüyü duyar, toprağın sesini dinleyebilirsiniz orada.” (Ayarı Bozuk Çayevi/ Cumhuriyet Kitapları) Dedesi Adapazarı’nın ilk on – on beş tüccarından ve çiftlik […]

SAGÜSAD (Sakarya Güzel Sanatlar Derneği)  yeni yerine taşınalı beri bizlere de bir canlılık geldi. Önceden bir apartmanın tepesinde sürdürüyorduk çalışmalarımızı. Burası düzayak… Kapı açık… Bir adımda içerdesiniz. Arkadaşlarımız mesleki donanımları ve çalışkan, özverili kişilikleriyle çok kısa zamanda öyle kullanışlı bir mekân yarattılar ki… Ve bu arada tüm üyeler öyle bir paylaşımcılık sergiledi ki… Şimdi derneğimizi […]

5 Haziran Dünya Çevre Günü. Tam da bununla ilgili bir yazı yazmayı düşünüyordum… 1958 yılına ait bir “Hayat Mecmuası”nın sayfalarını karıştırırken “Dünya’nın Havası Kirleniyor mu?” başlıklı bir yazı çıktı karşıma: “Havanın her geçen yıl insan teneffüsüne ve hayatına tehlikeli olacak şekilde kirlendiği ve zehirlendiği bir hakikattir.” İki buçuk milyarı aşan dünya nüfusu ve hiç durmadan […]