Bugüne kadar Nevruz şenliklerine hiç katılmamış biri olduğumu itiraf ediyorum. Hıdrellez kutlamasını ise ilk kez geçen yıl, Edirne’ye Kakava Şenlikleri’ne gittiğimizde gördüm. Fotoğraf çekme amaçlı bir geziydi o da… Sabahın ilk ışıklarıyla girmiştik şehre. Tunca Nehri kıyısında toplanan kalabalığa karıştığımız andan itibaren karelerimize giren renkler, yüzler ve ovaya yayılan müziğin şen nağmeleriyle oradan oraya sürüklenişimiz […]

Bugün Adapazarı’nda fotoğrafın ustaları buluşuyor: Hüsnü Gürsel, İbrahim Zaman, Sabit Kalfagil ve İzzet Keribar. AKM sergi salonundaki sergi açılışı saat 19.00’da. “Türk Fotoğrafının Dünü, Bugünü” konulu söyleşi, tiyatro salonunda saat 19.30’da… Söyleşiyi, kendisi de bir fotoğraf sanatçısı olan Fotoğraf Dergisi editörü Nadir Ede yönetecek. Daha sonra İzzet Keribar’ın “Hindistan” konulu dia gösterisini izleyeceğiz. “Adapazarı’nda, fotoğraf […]

“… Ve buluyorum insanları… kendilerini değil de başkalarını söyleyen insanlar arasında buluyorum. Biri çıkar da üstünde yaşadığı toprağın insanlarını ta binlerce yıl öncesine kadar sever, onların serüvenini kendi yaşayacak ve yaşatacak kadar severse, o insanı örnek alır, insan diye söyleyebilirsin sen de. Bir başkası elinde bir fotoğraf makinesiyle yıllar yılı dolaşırsa senin memleketini, sana bağışlanmış […]

Size de abartılı gelmiyor mu, şu sağlığımız konusunda yapılan TV programları, basında çıkan yazılar?.. Televizyonda güvendiğiniz birini dinlersiniz… Tamam, can kulağıyla dinledim; öğrendim, anladım, aydınlandım. Durun bakalım daha bitmedi; öğreneceğiniz çok şey var! Devir sorun üretip sonra da çözme devri… Mucize diye bir şey yok deyip de varmış gibi gösterme devri… Halinden memnun olana olmayana, […]

İstanbul’da, kızımın çalıştığı işyerine ait plazanın alt katındaki alışveriş merkezinde dün bir sergi açılmış. Bir fosil sergisi. Sergiyi arkadaşıyla gezerlerken bir şey dikkatlerini çekiyor. Her bir fosilin yanındaki kartta; “Bu canlı milyonlarca yıldır değişmeden günümüze kadar geldi” yazıyormuş. Arkadaşı bunun Adnan Hoca’nın işi olduğunu hemen anlıyor ve ilgilileri hem e-posta hem de telefonla uyarıyor. O […]

Tarihî konakları, havucu, “kuru”su, seksen kat baklavası, yöresel yemekleri, telkari gümüş işlemeciliği ve el dokumalarıyla ünlü Beypazarı’ndayız. Adapazarı’nda alışık olmadığımız bir havayı, tarihi solumaya başlıyoruz hemen; sanki ışınlanmışız!.. Adapazarı’nın, bacasından duman tüten neredeyse tek tarihi evi geliyor gözlerimin önüne… Ve bu evde seksen üçüncü kışını geçiren sevgili Suat Teyze… Hava kararacak birazdan. Beyaz bir örtüye […]

Ülkemize gelen bütün yabancıların, “Türkler çok konuksever” demesi boşuna mı? Bu toprakların insanları birbirini çok sevdi, birbirinden çok etkilendi. Yüzyılların, binyılların kaynaşmışlığı değil mi bizi yabancının diline, dinine, rengine, adetlerine doğallıkla, kendiliğinden yakınlaştıran? Bizim için zorlama olan, düşmanlık!.. Azınlıklarla aramızdaki ayrılıkları, onların lehine, üstünlük olarak dile getiririz biz. Hem de ne çok yaparız bunu! Sözü […]

    “Bahçelerde Mormeni Verem ettin sen beni Ya sen İslam ol Ahçik Ya ben olam Ermeni Aşk bu, ferman dinler mi? Aynı pınardan su içerken eli eline değmiştir, gözü gözüne. Ne aşklar yaşanmış şu topraklarda, ne güzel çocuklar doğmuş. Ana tarafından şuralı, baba tarafından buralı. Kırk çeşit kavim gelmiş geçmiş, hepsi ayrı bir güzellik […]

“Bir kültür merkezinde ne isteniyorsa bunlar bizlere yazılı bir şekilde ulaştırılsın, bizler vatandaşımızın beklentilerini değerlendirerek en verimli kültür merkezini Adapazarı’na kazandırmış olalım” diyen Merkez Belediye Başkanı Süleyman Dişli’nin, Adapazarı’nın büyük bir eksikliğini gidermek üzere açıkça dile getirdiği bu dayanışma çağrısını hemen kabul ettim. Orhan Camii arkasında bulunan alanda yapımına başlanacak kültür merkeziyle ilgili düşüncelerimi ve […]

Adapazarlı olup da Yöntem Mobilya’yı bilmeyen; sert görünüşü, babacan duruşuyla Mehmet Yöntem’i tanımayan var mıdır? Sabah, mağazanın içindeki yazıhanenin kapısını açıyorum. Beni bekliyor, çünkü kızı Fatoş Hanım haber vermişti geleceğimi. —Ben Çark Sokağını bilmem. Ev yukarıda, ben burada. 54’ten beri çıkmam sokağa, diyor Mehmet Bey. Söyleşimiz bu sözlerle başlıyor. — Mehmet Bey, mobilyacılık baba mesleği […]